Bildiğiniz ve benim daha önce de analizini yapmış olduğum gibi 30 Euro gümrük sınırının tamamen kalkmasıyla beraber yurt dışından ürün getirme devri kapanmıştı. Fakat Çinli e-ticaret platformu olan Temu, Türkiye'de WhaleCo adıyla şirketleşti ve yurt dışından ürün getirme devrini tekrar açmış oldu.
Özetle Neler Değişiyor?
Türkiye'de 30 Euro gümrük muafiyetinin tamamen kaldırılmasıyla kapanan "bireysel ithalat" devri, Temu’nun kurduğu WhaleCo şirketi üzerinden "ticari ithalat" modeline döndü. Artık siparişleriniz bireysel bir kargo paketi olarak değil, WhaleCo adına kayıtlı toplu bir ticari sevkiyat olarak ülkeye giriş yapıyor. Daha sonra ise bireysel müşterilere dağıtılıyor. Bu yeni model; 30 Euro sınırını ortadan kaldırırken, vergilendirmeyi sabit oran yerine ürünün GTİP (Gümrük Tarife) koduna göre belirliyor. Ancak bu lojistik manevra; artan operasyonel maliyetler, gümrük müşavirliği süreçleri ve iade bürokrasisi nedeniyle "sürdürülebilirlik" noktasında sektör için yeni bir tartışma başlatıyor.
Temu Nasıl Ürün Getirebiliyor?
Temu, WhaleCo adıyla müşterilerinin siparişlerini toplu olarak ithal ediyor. Eskiden yurt dışından sipariş verdiğiniz zaman kargo firması sizin adınıza bireysel ithalat yapıyordu. Bu ithalat prosedürüne "basitleştirilmiş gümrük beyannamesi" deniyor. Bu şekilde ülkeye 30 Euro'ya kadar olan ve ticari mahiyet taşımayan ürünleri vergisini ödeyerek sokabiliyordunuz.
30 Euro hakkı kaldırıldıktan sonra yurt dışından ürün getirmek için uzun ve masraflı ticari ithalat prosedürüne tabi oluyordunuz. Temu, yeni stratejisinde bireysel müşterilerin aldıkları ürünleri bizim adımıza toplu olarak WhaleCo şirketi üzerinden ticari ithalat yaparak ülkeye getiriyor. Ülkeye bu şekilde sokulan ürünler daha sonra bireysel kullanıcılara kargo yoluyla ulaştırılıyor.
Yerel Depolar
Şirketin şu an yerel stoklardan, yani Türkiye'de kurulu depolardan ürün satışı yok. Fakat şirket ilerleyen zamanlarda Türkiye operasyonlarını büyütme kararı alıp çok satan ürünleri için Türkiye'de stok tutmaya karar verebilir.
Ayrıca şirket, Türkiye'de halihazırda faaliyet gösteren yerel satıcıları sitesinde listelemekte. Yani yerel satıcılardan aldığınız ürünler size doğrudan Türkiye içindeki satıcılardan kargolanmakta.
30 Euro Limiti Artık Yok
Artık Temu'dan alışveriş yaparken sepet alt limiti 580 TL olacak. Yani 580 TL'nin altında sipariş veremeyeceksiniz.
Artık alışverişimiz ticari ithalat olarak sayılacağı için eskiden bireysel ithalat limiti olan 30 Euro gibi bir sınırlama olmayacak. Aldığımız ürünler ticari ürün kurallarına ve ticari miktar sınırlarına uyduğu sürece üst harcama limiti gibi bir sorun yaşanmayacak.
Sınırlı Ürün Gamı
Temu şu an tüm ürün gamını Türkiye pazarına sunmuyor. Örneğin pilli/elektrikli ürünlerin ithalatında ciddi bazı zorluklar var. Bu yüzden şu aşamada bu tarz ürünler çeşitlilik olarak kısıtlı durumda. Sunulan ürünlerin büyük bir çoğunluğu da yerel satıcılar üzerinden sunuluyor.
Vergilendirme
Çin'den gelen ürünlere uygulanan sabit bir vergi oranı yoktur. Bireysel ithalat yapma hakkımız varken bu oran sabit bir şekilde %60'tı. Fakat Temu artık WhaleCo adıyla ve "Resmi İthalatçı" sıfatıyla ticari ithalat yaptığı için vergi oranları GTİP koduna göre belirleniyor.
GTİP (Gümrük Tarife İstatistik Pozisyonu); uluslararası ticarette kullanılan ve ürünlerin sınıflarını belirlemek için kullanılan, standart olarak 12 hane uzunluğunda olan kodlardır. Ürünlerin vergi sınıfları bu koda göre belirlenir.
Bu yüzden Temu, ticari ithalat yaparken her ürüne aynı oranda vergi ödemeyecek. Örneğin bir konteyner içerisinde iki farklı müşteriye ait iki ayrı sipariş olduğunu hayal edelim. Bu siparişlerin ikisinin de farklı GTİP numaralarına sahip olduğunu varsayalım. Bu durumda iki farklı siparişten biri için %5 vergi ödenmesi gerekiyorken diğeri için %20 vergi çıkabilir.
Bu sürdürülebilir Bir Strateji Mi?
Bu soruya net bir cevap vermek biraz zor; fakat genel hatlarıyla düşünecek olursak sürdürülebilir bir strateji olduğunu söyleyebilirim. "Neden sürdürülebilir olmayabilir?" sorusunun cevabı ise birden fazla.
İthalat Maliyetleri
Bu yazının önceki bölümlerinde ve daha önceki bir yazımda da belirttiğim gibi ithalat yapmak maliyetli bir süreç. Burada maliyet kalemlerini kısaca tekrar açıklamak gerekirse:
- Nakliye: Öncelikle ürünleri toplu olarak Türkiye'ye getirmeniz gerekecek. Bu işlem sipariş sayısına göre o kadar da maliyetli olmayabilir.
- Antrepo: Türkiye'ye getirdiğiniz ürünleri vergileri ödenene ve gümrük işlemleri tamamlanana kadar antrepo denen özel depolarda tutmak zorundasınız. Bu depolar oldukça maliyetli olabiliyor; fakat Temu'nun düzenli olarak toplu ürün getireceğini varsayarsak bu maliyetleri ciddi şekilde düşürebilirler. İlerleyen dönemde kendi antrepo depolarını kurmak isterlerse bu maliyetleri minimize etmiş olurlar.
- Gümrük Müşavirliği: Yasal olarak her ithalat sürecinde gümrük müşavirleriyle beraber çalışmak zorundasınız. Müşavirler genellikle bireysel tüketiciler için yüksek sayılabilecek ücretler talep ederler. Fakat aynı şekilde Temu, düzenli olarak ithalat yapacağı için bu ücretten de ciddi anlamda tasarruf edebilir.
- Yurt İçi Dağıtım: Bu operasyonun belki de en zahmetsiz tarafı bu aşama olabilir. Çin'den ürünler zaten siparişe özel paketli ve etiketli olarak konteynerlere yüklendiği için burada paketleri anlaşmalı kargo firmalarına vermek yeterli olacaktır.
Bu maliyet kalemlerini Temu şu aşamada tüketiciden ayrı olarak talep etmiyor. Bu maliyetler ürünün satış fiyatına dahil oluyor.
Vergiler
Şu an için Temu ürünün kendi tutarı hariç ekstra bir vergi ücreti talep etmiyor; vergileri ürünün satış fiyatı içerisine yediriyor. Ürün fiyatlarında rekabetçi kalmak istediklerini varsayarsak vergilerin bir kısmını kendileri ödeyerek sübvanse ediyor olabilirler.
Rekabetçi Fiyat
Yukarıdaki iki madden anlayabileceğiniz gibi, temu'nun rekabetçi fiyatlarla ürün satışı yapabilmek adına maliyetlerin bir kısmını kendisi sübvanse ediyor gibi gözüküyor. Bu durumda sorulması gereken soru aslında "bu sübvansiyonu daha ne kadar devam ettirebilirler?" şeklinde olmalıdır.
İş Modeli
Temu devasa tek bir satıcı gibi davranarak çoğu ürününün lojistiğini kendi yönetiyor. Yani Temu üzerinden bir ürün aldığınız zaman bu ürünü size bizzat kendisi satıyor ve kargolarıyla kendi ilgileniyor gibi düşünebiliriz.
Bizim aşina olduğumuz ve Türkiye'de oldukça popüler olan "Pazar Yeri" iş modelinde ise Trendyol gibi siteler aslında aracıdır. Ürünü satan satıcılarla müşteriler arasında köprü görevi görürler. Yani siz bir ürün satın aldığınız zaman ürünü size bizzat Trendyol kargolamaz; satın aldığınız satıcı kendisi kargolar.
Temu modeli sayesinde ürünlerin lojistik operasyonu çok daha kolay hale geliyor. Çünkü ülkenin her yerine dağılmış binlerce satıcıdan tek tek ürünleri toplayıp tekrar paketlemekle uğraşmıyor. Bu sayede ciddi bir avantaj kazanıyor. Bu modelde ürünleri toplu olarak göndermek pazar yeri modeline göre çok daha kolay.
İade Politikası
Temu müşterilerine 90 güne kadar iade etme hakkı tanıyor. Fakat ticari olarak ithal edilen ürünlerin iadesinin nasıl tekrar gümrükten geçerek Çin'e ulaşacağı konusu ise soru işaretleriyle dolu. Bu aşama çok fazla bürokratik süreç içeriyor. Bu modelin sürdürülebilir olabilmesi için iade politikalarının da sürdürülebilir olması çok önemli.
Sonuç
Ticari ithalat yapıp bireysel satıcılara dağıtmak şeklinde özetlenebilecek olan bu modelde asıl önemli olan nokta sipariş hacmi gibi gözüküyor. Temu ne kadar yüksek miktarda ürün getirebilirle antrepo, vergi vb. gibi maliyetlerini olabildiğince çok müşteriye dağıtmış olacak. Bu sayede fiyatlarını rekabetçi tutmaları daha kolay olacak.
Ali Express gibi diğer devler de gelir mi?
Bu sorunun cevabı aslında yukarıda saymış olduğum maddelere bağlı. Eğer AliExpress gibi diğer e-ticaret devleri bu maliyetlere ve prosedürlere katlanmak isterlerse ticari ithalat yaparak ürün getirebilirler.
Ayrıca bu modelde sürdürülebilirliğin sağlanmasındaki en önemli rolün sipariş hacmi olduğunu düşünüyorum. Ticari ithalat yaparak fiyatları rekabetçi tutmaya devam edebilmek için yüksek hacimde ürün getirmeniz gerekli. Bu durumda küçük satıcıların çok bir şansı yok.
Fakat burada Temu ve AliExpress arasında önemli bir fark var. Temu az önce de belirttiğimiz gibi tek bir devasa satıcı gibi davranırken AliExpress aslında Trendyol gibi bir pazar yeridir. Yani Çin'in farklı farklı yerlerinden ve satıcılarından satılan ürünleri önce bir araya getirip sonra Türkiye'ye toplu olarak göndermesi gerekecek. Bu da işleri bir katman daha karmaşıklaştıracak.
Fakat AliExpress'in en büyük avantajı; Trendyol'un ve AliExpress'in sahibinin de Alibaba olması. Bu durumda ortak altyapıyı kullanabilirler. Bu da işin Türkiye içerisindeki kısmını ciddi anlamda kolaylaştırabilir ve maliyetleri düşürebilir.